Hukuki Makaleler

Polatlı Vasiyetname Avukatı | İptal ve Tenfiz Davaları

Polatlı Vasiyetname Avukatı

Polatlı Vasiyetname Avukatı | İptal ve Tenfiz Davaları

Polatlı’da vasiyetname, bir taşınmazın mülkiyetini bırakmanın yanında intifa hakkı, düzenli ödeme veya borçtan kurtarma gibi kazandırmalar için de düzenlenir. İptal davasında tasarrufun geçerliliği sorgulanır. Tenfiz davasında ise vasiyet edilen hakkın uygulanması istenir. Malın ölüm tarihinde terekede bulunması, mirasın reddi ve kazandırmanın niteliği, izlenecek hukuki yolu doğrudan etkiler.

Vasiyetname hazırlığı ve vasiyetnamenin iptali, ana çalışma alanlarımızdan biridir. Polatlı vasiyetname avukatı olarak malvarlığınızın ölümden sonra aktarılmasına ilişkin danışmanlık veriyor, mevcut vasiyetnamelerden doğan dava süreçlerini takip ediyoruz.


Polatlı’da Vasiyetname Nasıl Yapılır?

İlk adım, mirasbırakanın vermek istediği hakkın niteliğini belirlemektir. Bir evin sahibi olmak, o evden yararlanmak ve evin kira gelirinden belirli ödeme almak farklı hukuki sonuçlar doğurur. Vasiyetname hazırlanırken günlük ifadeler, kişinin amaçladığı kazandırmayı açıkça gösterecek biçimde düzenlenir.

Vasiyet düzenleyen kişi ayırt etme gücüne sahip olmalı ve on beş yaşını doldurmalıdır. Kanuni yöntemler resmî, el yazılı ve olağanüstü şartlarda sözlü vasiyetnamedir. Resmî yöntemde yetkili memur ve iki uygun tanık bulunur; el yazılı yöntemde metnin tamamı, yıl, ay ve gün içeren tarih ile imza mirasbırakanın kendi yazısıyla oluşturulur.

Örneğin, Sakarya Mahallesi’ndeki bir konutun mülkiyeti yeğene, konuttan yaşamı boyunca yararlanma hakkı eşe bırakılmak istensin. Metinde mülkiyet kazandırmasıyla intifa hakkı birbirinden ayrılmalıdır. “Ev eşimde kalsın, sonra yeğenim alsın” biçimindeki açıklama, intifa mı yoksa başka bir hukuki düzenleme mi amaçlandığını tek başına netleştirmez.

TMK’nın 517. maddesi, belirli mal bırakma kapsamında mülkiyet dışında farklı kazandırmalara da izin verir. Bir kişinin borçtan kurtarılması veya onun lehine düzenli ödeme yükümlülüğü kurulması bunlar arasındadır. Hazırlanan metin, hangi hakkın kimden ve ne şekilde isteneceğini göstermelidir.

Taşınmaz kayıtları, mevcut borçlar ve diğer kazandırmalar birlikte incelenir. Saklı payların varlığı dikkate alınmadan yapılan bir dağılım, şeklen doğru hazırlanmış olsa da tenkis uyuşmazlığı doğurur. İntifa veya ödeme hakkı bırakılması, kanunen korunan miras paylarını ortadan kaldırmaz.


Polatlı Vasiyetnamenin İptali Davası

İptal incelemesi, mirasbırakanın tasarrufunun hukuken geçerli kurulup kurulmadığına yöneliktir. Karar verme ehliyetinin bulunmaması, iradenin sakatlanması, hukuka veya ahlaka aykırı içerik ve kanuni şeklin karşılanmaması temel sebeplerdir. Vasiyet edilen hakkın mirasçılar için ekonomik yük oluşturması, bunlardan bağımsız bir iptal sebebi değildir.

İntifa hakkı veya düzenli ödeme içeren metinlerde, kazandırmanın kapsamının anlaşılmaması ile tasarrufun geçersizliği birbirine karıştırılmamalıdır. Önce belgenin tamamı okunarak mirasbırakanın neyi amaçladığı belirlenir. İptal isteyen taraf ise bu düzenlemenin hangi kanuni sebeple sakat olduğunu açıklamalıdır.

Belgede geçen bir malın ölüm tarihinde bulunmaması da her durumda vasiyetnamenin iptalini gerektirmez. Bu sorun, belirli mal vasiyetinin yerine getirilmesi ve TMK’nın 517. maddesindeki kurallar kapsamında ele alınır. Kazandırmanın ifa edilememesiyle bütün vasiyetnamenin geçersizliği aynı hukuki sonuç değildir.

Saklı pay ihlalinde, tasarrufun geçerliliği korunarak kanuni sınırı aşan kazandırmanın tenkisi istenir. Tereke borçları, malvarlığının net değeri ve hesaba katılması gereken önceki kazandırmalar belirlenir. Bir taşınmazın üzerindeki intifa hakkı gibi yükler de ilgili kazandırmanın hukuki ve ekonomik değerlendirmesinde dikkate alınır.

Polatlı Vasiyetnamenin İptali Davasında Görevli Mahkeme

Geçerlilik tartışmasını karara bağlayan mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Vasiyetnamenin açılmasında görev yapan sulh hukuk mahkemesiyle iptal davasını inceleyen mahkemenin işlevleri farklıdır. Davanın yalnız bir kazandırmayı hedeflemesi, genel görev kuralını değiştirmez.

Polatlı Vasiyetnamenin İptali Davasında Yetkili Mahkeme

İptal talebinde mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir. Son yerleşim yeri Polatlı olan kişi bakımından başvuru Polatlı Asliye Hukuk Mahkemelerine yapılır. Taşınmaz üzerindeki hakkın başka şehirde uygulanacak olması, bu davada yetkiyi değiştirmez.

Polatlı’da ayrı adli teşkilat ve asliye hukuk mahkemeleri bulunmaktadır. Bu nedenle son yerleşim yeri Polatlı olan mirasbırakanın vasiyetnamesinin iptali için dosyanın Ankara merkez veya Ankara Batı adliyelerine yöneltilmesi doğru değildir. Buna karşılık yalnız vasiyet alacaklısının Polatlı’da yaşaması ilçedeki mahkemeleri yetkili kılmaz.

Polatlı Vasiyetnamenin İptali Davasında Avukat Desteği

İncelemede önce kişinin talep ettiği sonucun iptal, tenkis veya vasiyetin ifası olup olmadığı ayrıştırılır. Mirasçı ile belirli mal vasiyetinden yararlanan kişinin sıfatı, ileri sürülecek hak bakımından önemlidir. Hakkın türü belirlenmeden bütün uyuşmazlıkların iptal davası olarak kurulması, talebin yanlış yöneltilmesine neden olur.

Vasiyetname örneği, noter işlem evrakı ve açılma dosyası bir araya getirilir. Ehliyet, irade veya imza yönünden itiraz varsa iddiayla bağlantılı deliller toplanır. İntifa veya ödeme kaydına ilişkin yorum ihtiyacı, bu geçerlilik itirazlarından ayrı ele alınır.

İptal davasının öğrenmeye bağlı süresi bir yıldır; vasiyetname, iptal sebebi ve hak sahipliğinin öğrenilmesi birlikte değerlendirilir. Vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyi niyetli davalıya karşı on, iyi niyetli olmayan davalıya karşı yirmi yıllık üst sınırlar da bulunur. Tenkis ve ifa taleplerinin süreleri ise kendi düzenlemelerine göre ayrıca hesaplanır.


Polatlı Vasiyetnamenin Tenfizi ve Tapu Tescil Davası

Vasiyetin yerine getirilmesinde istenen hukuki sonuç, bırakılan hakkın türüne göre değişir. Mülkiyet bırakılmışsa taşınmazın hak sahibi adına tescili; intifa bırakılmışsa bu hakkın usulüne uygun kurulması gündeme gelir. Düzenli para ödemesi içeren kazandırmada ise malın mülkiyetinin devri yerine ilgili edimin ifası istenir.

Vasiyet alacaklısının talebi, vasiyeti yerine getirme görevlisi varsa ona, yoksa yasal veya atanmış mirasçılara yönelir. Borcun istenebilir hale gelip gelmediği vasiyetnamedeki düzenleme ve kanuni hükümler üzerinden belirlenir. Açılma işlemleri, ilgili bildirimler ve kazandırmayı etkileyen iptal veya tenkis uyuşmazlıkları da dosyada kontrol edilir.

Örneğin, bir yakına belli bir taşınmaz yerine tereke değerinden karşılanacak aylık ödeme bırakılmış olsun. Hak sahibi, yalnız bu hükme dayanarak belirli bir dairenin adına geçirilmesini isteyemez. Talep, ödeme borcunun kapsamı, vadesi ve yükümlüsü üzerinden hazırlanmalıdır.

Belirli mal vasiyetinde, ölüm tarihinde o malın terekeye dahil olup olmadığı ayrıca araştırılır. TMK’nın 517. maddesi uyarınca tasarruftan aksi anlaşılmadıkça, terekede bulunmayan belirli mal bakımından vasiyet yükümlüsü borçtan kurtulur. Bu nedenle malın yokluğunda onun bedelinin otomatik olarak ödeneceği kabul edilmez. cdn.tbmm.gov.tr

Örneğin, mirasbırakan kişisel kütüphanesini bir arkadaşına bırakmış, kitaplar ölümünden önce çıkan yangında tamamen yok olmuş olsun. Vasiyetnamenin farklı bir edim öngörüp öngörmediği incelenmeden mirasçılardan kütüphanenin tahmini değerini ödemeleri istenemez. Belgenin kapsamı ile ölüm tarihindeki malvarlığı durumu birlikte değerlendirilir.

Polatlı Tenfiz Davasında Görevli Mahkeme

Vasiyet alacağının ifası ve buna bağlı tescil talepleri asliye hukuk mahkemesinin görevindedir. Mülkiyet veya intifa tescili isteniyorsa talebin hangi taşınmazı ve hangi hakkı kapsadığı açıklanmalıdır. Vasiyetnamenin açılmasına ilişkin sulh hukuk dosyası, bu ifa yargılamasının yerine geçmez.

Polatlı Tenfiz Davasında Yetkili Mahkeme

Tereke kesin olarak paylaşılmadan mirasçılara karşı açılan davalarda mirasbırakanın son yerleşim yerine ilişkin özel kural esas alınır. Bu kapsamda son yerleşim yeri Polatlı olan kişinin vasiyetinin tenfizi, Polatlı Asliye Hukuk Mahkemelerinde istenir. Tescil talebinin bulunması, özel yetki kuralını tek başına bertaraf etmez.

Paylaşım sonrasında ise uyuşmazlığın niteliği ve taşınmaz üzerindeki istem ayrıca değerlendirilir. Para ödemesiyle ayni hak tescilinin aynı talep gibi ele alınmaması gerekir. Yetki incelemesinde güncel taraf sıfatları ve istenen edim açıkça ortaya konulmalıdır.

Polatlı Tenfiz Davasında Avukat Desteği

Tenfiz hazırlığında kazandırmanın içeriğiyle birlikte, yerine getirme borcunun kimde bulunduğu belirlenir. Bir mirasçının mirası reddetmiş olması nedeniyle bütün vasiyet hükümlerinin uygulanamaz hale geldiği varsayılmaz. Ret kararı ve mirasçılık kayıtları üzerinden yükümlülüğün hangi kişilere geçtiği incelenir.

TMK’nın 519. maddesi, yükümlünün mirasçılığı veya kendisine yapılan kazandırmayı reddetmesi halinde vasiyetin yürürlükte kalmasını düzenler. Yerine getirme borcu, bu durumdan yararlananlara geçer. Mirasın reddi, vasiyetin uygulanması bakımından tarafların yeniden belirlenmesini gerektiren bir işlemdir.

Vasiyet alacağına ilişkin on yıllık zamanaşımının başlangıcı, kazandırmanın öğrenilmesi veya daha sonraki muacceliyet tarihidir. Bunun yanında davalının zamanaşımı savunmasını hangi usulle ileri sürdüğü de incelenmelidir. Sürenin dolup dolmadığıyla savunmanın usulüne uygun sunulması birbirinden ayrı konulardır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2024/4073 E., 2024/4997 K. sayılı kararında, bazı davalıların cevap süresi geçtikten sonra ileri sürdüğü zamanaşımı savunmasına dayanılarak davanın reddedilmesi doğru bulunmamıştır. Bu karardan çıkan sonuç, tenfiz dosyasında yalnız tarih hesabıyla yetinilmemesi gerektiğidir. Savunmanın hangi tarafça ve usulen nasıl ileri sürüldüğü de değerlendirilmelidir.


Polatlı Vasiyetname Avukatına Sık Sorulan Sorular

Polatlı’daki bir evin mülkiyeti bir kişiye, intifa hakkı başka kişiye bırakılabilir mi?

Vasiyetnamede mülkiyet kazandırmasıyla intifa hakkı farklı kişiler lehine düzenlenebilir. Malikin kim olacağı ve yararlanma hakkının kime, hangi kapsamda bırakıldığı açıkça gösterilmelidir. Saklı payların korunması ve tapuda gerekli işlemlerin yapılması ayrıca değerlendirilir.

Mirası reddeden kişi kendisine vasiyet edilen malı yine de isteyebilir mi?

Yasal veya atanmış mirasçı, mirası reddetmiş olsa da lehine yapılan ayrı vasiyetin yerine getirilmesini isteyebilir. TMK’nın 519. maddesi bu ayrımı açıkça düzenler. Ancak önce belgenin kişiyi mirasçı mı atadığı, yoksa ona belirli bir mal mı bıraktığı doğru belirlenmelidir.

Vasiyeti yerine getirmekle yükümlü mirasçı mirası reddederse vasiyet sona erer mi?

Yükümlünün mirası reddetmesi, vasiyeti kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Kanuni düzenleme uyarınca yerine getirme borcu, bu ret nedeniyle yararlanan kişilere geçer. Hakkın kime karşı ileri sürüleceği, ret kararı ve yeni mirasçılık durumu üzerinden belirlenir.

Mirasbırakana borcu olan kişinin borcu vasiyetnameyle kaldırılabilir mi?

Belirli mal bırakma kapsamında bir kişinin borçtan kurtarılması da öngörülebilir. Borcun hangi hukuki ilişkiden doğduğu ve hangi kısmının kapsandığı metinde belirtilmelidir. “Borçlarını siliyorum” şeklindeki belirsiz bir açıklama yerine, ilgili alacak ve yararlanacak kişi açıkça gösterilmelidir.

Vasiyetnamede bütün malvarlığı sayılmamışsa kalan miras kime geçer?

Mirasbırakanın üzerinde tasarruf etmediği bölüm, kural olarak yasal mirasçılara kalır. Ancak belgede mirasın tamamı veya belli oranı için mirasçı ataması yapılmışsa, bütün mal adlarının tek tek yazılmamış olması farklı değerlendirilir. Sonuç, belgenin yalnız belirli malları mı, yoksa terekenin tamamını veya oranını mı kapsadığına göre belirlenir.


İletişim

Bir taşınmazın mülkiyetini bırakmak, intifa hakkı tanımak veya yakınınız lehine farklı bir kazandırma düzenlemek için hukuki danışmanlık alabilirsiniz. Mevcut dosyada mirasın reddi, malın terekede bulunmaması veya vasiyet borcunun yerine getirilmemesi söz konusuysa belgeleriniz üzerinden bizimle iletişim kurarak ön görüşme planlayabilirsiniz. Vasiyetnamenin tamamı, mahkeme evrakı ve ilgili malvarlığı kayıtları inceleme için birlikte hazırlanmalıdır.

Av. Muzaffer Demirsoy
Telefon: 0543 558 19 42
E-posta: av.muzafferdemirsoy@gmail.com

Yazar: Av. Muzaffer Demirsoy

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir