
Boşanma Davaları
Evlilik, iki kişinin hem duygusal hem de hukuki açıdan bir hayat ortaklığı kurmasıdır. Normal koşullarda evlilik birliğinin ömür boyu sürmesi amaçlanır; ancak bazı durumlarda evlilik içinde sağlıklı ve sürdürülebilir bir yapı oluşmayabilir. Bu gibi hallerde taraflar, daha huzurlu ve düzenli bir hayat kurabilmek için boşanma yoluna başvurabilir.
Boşanma davaları, evlilik birliğinin hukuken sona erdirilmesi için açılan davalardır. Boşanma yalnızca mahkeme kararıyla gerçekleşir.
Boşanma sürecinde çoğu zaman sadece boşanma kararı değil; anlaşmalı boşanma, çekişmeli boşanma, nafaka, velayet, mal paylaşımı, mal kaçırma, maddi tazminat, manevi tazminat, koruma tedbirleri (uzaklaştırma) gibi birçok önemli konu birlikte değerlendirilir. Boşanma davaları, hem usul hem de esas bakımından teknik süreçler içerir. Boşanma sürecinin doğru yönetilmesi hak kayıplarını önler.
Avukat Muzaffer Demirsoy Hukuk Bürosu; ana çalışma alanı olan boşanma davaları konusunda somut olayın şartlarına göre boşanma avukatı olarak Adana ve Mersin başta olmak üzere Türkiye genelinde hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır.
Anlaşmalı boşanma davaları, çekişmeli boşanma davaları, velayet, nafaka, mal paylaşımı, maddi tazminat, manevi tazminat, uzaklaştırma ve koruma tedbirleri konularında hukuki destek ve ön görüşme için hukuk ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.
Sayfa İçerikleri
ToggleBoşanma Avukatı Olarak Verdiğimiz Hizmetler
Boşanma avukatı olarak aşağıdaki alanlarda hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız:
- Anlaşmalı boşanma davaları
- Çekişmeli boşanma davaları
- Nafaka talepleri ve nafaka davaları (tedbir, yoksulluk, iştirak)
- Velayet ve kişisel ilişki düzenlenmesi
- Boşanmada mal paylaşımı (mal rejimi tasfiyesi)
- Boşanmada maddi ve manevi tazminat talepleri
- 6284 kapsamında koruma tedbirleri ve uzaklaştırma
- Boşanmada mal kaçırma
- Delil toplama, dava stratejisi ve duruşma takibi
Neden Biz?
Boşanma davaları, sıradan hukuki süreçler olmayıp; doğru strateji, deneyim ve hassasiyet gerektiren özel bir uzmanlık alanıdır. Hukuk büromuzun temel çalışma alanı; boşanma davaları ve aile hukuku uyuşmazlıklarıdır.
- Çekişmeli boşanma davaları, anlaşmalı boşanma davaları ve mal rejimi davaları temel uzmanlık alanlarımızdandır.
- Aile hukuku konusunda deneyimli ve donanımlıyız.
- Türkiye genelinde boşanma, velayet, nafaka ve maddi–manevi tazminat davalarını yürüttük ve başarıyla sonuçlandırdık.
- Yurt içinden ve yurt dışından birçok müvekkilimizin aile hukuku süreçlerini titizlikle takip ederek olumlu sonuçlar elde ettik.
- Mal paylaşımı (edinilmiş mallara katılma rejimi), ziynet alacağı ve katkı payı alacağı davalarında yüksek dava tecrübesine sahibiz.
- Delil toplama, tanık hazırlığı ve dava stratejisi oluşturma konularında profesyonel yaklaşım benimsiyoruz.
- Sürecin her aşamasında şeffaf bilgilendirme, düzenli iletişim ve etkin hukuki destek sağlıyoruz.
Boşanma Sebepleri
Boşanma, bir evliliğin yasal olarak sona ermesidir. Geçerli bir boşanma sebebi mevcutsa mahkeme tarafından boşanma kararı verilir. Boşanma davaları, bir sebebe dayanmalı ve bu sebep somut delillerle ispatlanmalıdır.
Türk Medeni Kanununa göre boşanma sebepleri şunlardır:
- Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması
- Zina (Aldatma)
- Terk
- Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış
- Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme
Evlilik Birliğinin Temelden Sarsılması
Evlilik birliğini temelinden sarsan ve evliliğin devamını taraflar açısından çekilmez kılan olaylardır. Halk arasında "şiddetli geçimsizlik" olarak bilinir.
- Aile sırlarını ifşa,
- Evlilik sırlarının başkalarına anlatılması,
- Çift cinsiyetli olma,
- Cinsel ilişkiden kaçınma,
- Rıza dışında cinsel beraberlik,
- Mizaç uyuşmazlığı,
- İletişim sorunları,
- Uyumsuzluk,
- Geçimsizlik,
- İlgisizlik,
- Güven sarsıcı davranışlar,
- Eşin ev işlerini yapmaktan kaçınması,
- Eşin ailesine hakaret etme,
- Eşin hastalığı ile ilgilenmeme
Gibi nedenler evlilik birliğini temelden sarsan sebepler arasındadır.
Zina Nedeniyle Boşanma
Türk Medeni Kanunu madde 161'e göre, eşlerden birinin evlilik devam ederken başka biriyle cinsel birliktelik yaşaması zina sayılır.
- Zina yapan eş, ağır kusurlu olduğundan mal paylaşımındaki hakkı azaltılabilir veya kaldırılabilir.
- Zina, Yargıtay uygulamasında kişilik haklarına ağır saldırı olarak değerlendirilir. Bu sebeple zina nedeniyle boşanma davasında yüksek manevi tazminat hükmedilir.
- Boşanma avukatları, zina nedenine dayalı boşanma davası açmadan önce konu ile ilgili Yargıtay kararlarını değerlendirmelidir.
Yargıtay’a Göre Zina Sayılan Davranışlar
- Kadının yalnızken geceleyin bir başka erkeği ortak konuta alması, zinanın varlığına delalet eder. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/21517 E. 2015/20095 K.)
- Erkeğin, bir başka kadınla birlikte yaşaması zinanın varlığını ispat eder. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/1740 E. 2019/8744 K.)
- Erkeğin başka kadınla uygunsuz fotoğrafının olması cinsel ilişkinin güçlü karineyle yaşandığına ve dolayısıyla zinanın varlığına işaret eder. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2019/4012 E. 2019/12142 K.)
Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış Sebebiyle Boşanma
Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesine göre eşlerden her biri aşağıdaki sebeplere dayanarak boşanma davası açabilir:
- Hayatına kastedilmesi
- Kötü davranılması
- Ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması
Şiddet, darp, tehdit, ağır hakaret, küfür, yaralama, eve kapatma, küçük düşürme, iftira gibi söz ve davranışlar TMK 162 kapsamında değerlendirilir.
Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme Nedeniyle Boşanma
Türk Medeni Kanunu Madde 163’e göre suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme, özel boşanma sebepleri arasında yer alır.
Hırsızlık, dolandırıcılık, rüşvet, irtikâp, hileli iflas, uyuşturucu madde kullanmak ve ticaretini yapmak gibi suçlar küçük düşürücü suçlara örnek olarak verilebilir.
Eşin başkalarıyla flörtleşmesi, eşin randevu evi işletmesi, eşin kumar bağımlılığı, eşin pavyonda çalışması gibi durumlarda haysiyetsiz hayat sürmeye örnek verilebilir.
Haysiyetsiz hayat sürme hali devamlılık göstermelidir. Örneğin sürekli sarhoş olan eşin haysiyetsiz hayat sürdüğü kabul edilebilirken, arada sırada içki içen eşin haysiyetsiz hayat sürdüğü söylenemeyecektir. Boşanma avukatları, boşanma davası açmadan önce bu hususa dikkat etmelidir.
Terk Nedeniyle Boşanma
Terk nedeniyle boşanma davası açılabilmesi için genel olarak:
- Terk durumu en az 6 ay sürmeli
- Terk eden eşe ihtar gönderilmeli
- İhtara rağmen eş ortak konuta dönmemeli
- İhtar usule uygun şekilde yapılmış olmalı
Anlaşmalı Boşanma Davaları
Anlaşmalı boşanma davaları; eşlerin nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi tüm sonuçlarda uzlaştığı boşanma türüdür. Anlaşmalı boşanma davaları çoğu zaman tek celsede sonuçlanır. Bu nedenle halk arasında "tek celsede boşanma" olarak bilinir.
Anlaşmalı boşanma süreci, anlaşmalı boşanma dilekçesi ve anlaşmalı boşanma protokolü ile Aile Mahkemesine başvurulmasıyla başlar. Mahkeme, eşleri duruşmada dinler ve boşanma protokolünü uygun bulursa anlaşmalı boşanmayı onaylar.
Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için temel şartlar şunlardır:
- Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır.
- Her iki eş boşanmak istemelidir.
- Yazılı anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanmalıdır.
- Eşler bizzat mahkemede anlaşmalı boşanmak istediklerini beyan etmelidir.
Anlaşmalı boşanma protokolünde şu konular açık ve net şekilde düzenlemelidir:
- Tarafların boşanma konusunda anlaştıkları
- Ortak çocuk varsa velayet kime verilecek
- Diğer ebeveynin kişisel ilişki günleri
- Yoksulluk nafakası (eş için) varsa miktarı
- İştirak nafakası (çocuk için) varsa miktarı
- Maddi ve manevi tazminat varsa miktarı ve ödeme şekli
- Taşınmaz, araç, banka hesapları ve eşyaların paylaşımı
Anlaşmalı boşanma protokolünde eksik veya muğlak ifadeler, boşanma sonrasında hak kaybı yaşanmasına ve yeni davalara neden olabilir. Boşanma protokolünün iyi bir boşanma avukatı tarafından düzenlenmesi bu sebeplerle önem arz eder.
Çekişmeli Boşanma Davaları
Çekişmeli boşanma davaları; eşlerin boşanma kararı ya da boşanmanın nafaka, velayet, maddi tazminat, manevi tazminat ve mal paylaşımı gibi sonuçları üzerinde anlaşamaması halinde açılan davadır.
Çekişmeli boşanma, usule uygun şekilde hazırlanan boşanma davası dilekçesi ile Aile Mahkemesine başvuru yapılmasıyla başlar.
Boşanma dilekçesi, davanın temelini oluşturur. Çekişmeli boşanma davası dilekçesinde genel olarak şu hususlara yer verilmelidir:
- Boşanma sebebi (evlilik birliğinin sarsılması, şiddet, zina, terk vb.)
- Tarafların kusur iddiaları
- Talep edilen nafaka türleri (tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası)
- Velayet talebi ve kişisel ilişki düzeni
- Maddi tazminat talebi (TMK 174/1)
- Manevi tazminat talebi (TMK 174/2)
- Mal paylaşımıyla ilgili talepler
- Deliller (tanık, yazışmalar, raporlar, tutanaklar vb.)
- Tanık listesi ve diğer hukuki dayanaklar
Eksik, belirsiz veya usule aykırı hazırlanan boşanma davası dilekçeleri; davanın uzamasına, taleplerin reddine ve ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Çekişmeli boşanma davası açmadan önce dosyanın güçlü hazırlanması, delillerin toplanması, taleplerin doğru kurulması ve delillerin etkili sunulması için boşanma avukatı desteği önemlidir.
Boşanma Davasında İspat, Tanık ve HTS Kayıtları
Boşanma davalarında en kritik konu, iddiaların delillerle ispat edilmesi meselesidir. Mahkeme, “kim haklı” sorusundan önce “iddia edilen olay ispatlandı mı” sorusuna cevap arar.
Boşanma Davasında Delil
Boşanma davalarında hukuka uygun olmak koşuluyla birçok delil türünden yararlanılabilir. Çekişmeli boşanma dosyalarında ispat açısından en çok kullanılan deliller şunlardır:
- SMS kayıtları ve mesaj içerikleri
- WhatsApp yazışmaları
- Sosyal medya mesajları ve paylaşımlar (Instagram, Facebook, X/Twitter vb.)
- Fotoğraflar ve video kayıtları
- Kamera görüntüleri
- Otel kayıtları (mahkeme aracılığıyla talep edilebilir)
- Pasaport giriş-çıkış kayıtları
- Kredi kartı slipleri, ekstreler
- Banka kayıtları
- Savcılık dosyaları ve mahkeme evrakları
- Tanık beyanları
- Bilirkişi incelemesi
- Doktor raporları (fiziksel ya da psikolojik şiddet iddialarında)
- HTS kayıtları (telefon görüşme trafiği)
Burada en önemli kural şudur: Delil, hukuka uygun elde edilmelidir. Hukuka aykırı elde edilen deliller, mahkeme tarafından dikkate alınmayabilir ve bazı durumlarda ayrıca ceza soruşturmasına da konu olabilir.
Boşanma Davasında Tanık Delili
Boşanma davalarında tanık, en yaygın ve en etkili ispat araçlarından biridir. Çünkü boşanmaya sebep olan olayların büyük kısmı eşler arasında yaşandığından çoğu zaman somut iz bırakmaz. Bu nedenle tanık anlatımları özellikle çekişmeli boşanma davalarında davanın seyrini belirleyebilir.
Tanık deliliyle ilgili bilinmesi gerekenler şunlardır:
- Tanık, yazılı ifade vermez; mahkeme huzurunda dinlenir.
- Tanık, tarafların akrabası olabilir; hâkim bu ilişkiyi değerlendirmeye dahil eder.
- Tanık, olayları bizzat görmüş/duymuş olmalıdır.
- Tanık; olayın zamanını, yerini ve içeriğini açık şekilde anlatmalıdır.
Tanık dinleme sürecinde sadece kendi tanıklarını dinletmek yeterli değildir. Karşı taraf tanıklarının çelişkilerinin ve tutarsızlıklarının ortaya çıkarılması, davanın sonucu açısından belirleyici olabilir. Bu nedenle süreç iyi bir boşanma avukatı desteğiyle yürütülmelidir.
Boşanma Davasında HTS Kayıtları
HTS kayıtları (Historical Traffic Search), bir kişinin telefon trafiğini gösteren kayıt sistemidir.
HTS kayıtları sayesinde kişinin:
- Hangi numarayla görüştüğü,
- Ne zaman görüştüğü,
- Kaç kez görüşme yaptığı,
- Görüşme süreleri tespit edilebilir.
HTS kayıtlarında konuşmanın içeriği yer almaz, iletişimin varlığı ve sıklığı ortaya konur.
HTS kayıtları en çok zina ve aldatma iddiası olan boşanma davalarında gündeme gelir. Örneğin eşin aynı numarayla gece saatlerinde sık görüşme yapması, aldatma şüphesini destekleyen bir emare olabilir.
Yargıtay Uygulamasında Genel Yaklaşım: Zina gibi ağır iddialarda HTS kaydı tek başına her zaman yeterli olmayabilir. HTS kayıtlarının çoğu zaman tanık, yazışma, fotoğraf/video gibi ek delillerle desteklenmesi gerekir.
Boşanmada Nafaka
Nafaka; Türk Medeni Kanunu uyarınca boşanma davası sırasında veya boşanma sonrasında, maddi açıdan daha zayıf durumda olan eş ve/veya çocuk lehine ödenen maddi destektir.
Nafaka taleplerinin doğru kurulması, delillendirilmesi ve mahkemeye usule uygun sunulması davanın sonucunu doğrudan etkiler. Nafaka davalarında boşanma konusunda uzman avukat desteği hak kaybını önler, maddi kazanç sağlar.
Türk Medeni Kanununda genel olarak üç temel nafaka türü bulunmaktadır:
- Tedbir Nafakası
- Yoksulluk Nafakası
- İştirak Nafakası
Tedbir Nafakası (Dava Süresince Nafaka)
Tedbir nafakası; boşanma davası devam ederken maddi olarak zor duruma düşecek eş veya çocuk lehine hükmedilen geçici nafakadır.
Tedbir nafakasıyla ilgili bilinmesi gerekenler:
- Boşanma davası açıldığında talep edilebilir.
- Dava süresince devam eder.
- Karar kesinleşene kadar uygulanabilir.
- Amaç, dava devam ederken mağduriyeti önlemektir.
Yoksulluk Nafakası (Boşanma Sonrası Nafaka)
Yoksulluk nafakası; boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin, diğer eşten talep edebileceği nafaka türüdür.
Yoksulluk nafakasında temel şartlar:
- Nafaka isteyen eşin, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olması gerekir.
- Nafaka isteyen eşin kusuru, diğer eşe göre daha az olmalıdır.
- Dosyadaki ekonomik durum ve yaşam standardı dikkate alınır.
Çalışan Eş Yoksulluk Nafakası Alabilir mi?
Eş çalışsa dahi yoksulluk nafakası alabilir. Nitekim Yargıtay uygulaması da bu şekildedir.
- Asgari ücretli çalışan eş yoksulluk nafakası alabilir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2015/9825 E. 2015/13574 K.)
- Asgari ücret düzeyinde gelir yoksulluk nafakası almaya engel değildir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2022/6895 E. 2022/9090 K.)
İştirak Nafakası (Çocuk İçin Nafaka)
İştirak nafakası; velayet kendisine verilmeyen eşin, çocuğun giderlerine katkı sağlamak amacıyla ödediği nafakadır.
İştirak nafakası çocuğun:
- Eğitim giderleri,
- Sağlık giderleri,
- Barınma ve yaşam masrafları,
- Giyim ve diğer temel ihtiyaçları için kullanılır.
Boşanma avukatları, çocuğun masraflarını belgelerle ortaya koyarak mahkemeden adil bir nafaka kararı alınmasını sağlar. Boşanma avukatı; nafaka taleplerinin hukuki zemine oturtulması, delillendirilmesi ve doğru şekilde mahkemeye sunulması süreçlerinde de aktif rol alır.
Nafaka Miktarını Belirleyen Unsurlar
Nafaka miktarı “tek bir rakam” değildir. Mahkeme, her dosyada ayrı değerlendirme yapar.
Nafaka miktarı belirlenirken genellikle şu kriterler dikkate alınır:
- Tarafların kusur oranı
- Eşlerin gelir durumu ve ödeme gücü
- Maaş, düzenli kazanç, kira geliri ve mal varlığı
- Güncel ekonomik koşullar, enflasyon ve hayat pahalılığı
- Evlilik boyunca sürdürülen yaşam standardı
- Nafaka talep eden kişinin çalışma durumu ve geçim imkânı
- Çocuğun eğitim, sağlık ve günlük ihtiyaçları
Nafaka, değişen koşullara göre artırılabilir veya azaltılabilir. Gelir durumları değiştiğinde nafakanın artırımı veya nafakanın azaltımı için nafaka uyarlama davası açılabilir.
Nafakanın Kaldırılması
Hükmedilen nafaka, şartların değişmesi nedeniyle artık gerekli olmadığı gerekçesiyle tamamen kaldırılabilir.
Nafakanın Kendiliğinden Sona Erdiği Haller
- Nafaka alacaklısının evlenmesi
- Taraflardan birinin ölümü
Nafakanın Mahkeme Kararı İle Kaldırılabileceği Haller
- Nafaka alan kişinin yoksulluğunun ortadan kalkması
- Nafaka alan kişinin fiilen evli gibi başka biriyle yaşaması
- Nafaka alan kişinin haysiyetsiz hayat sürmesi
Nafakanın kaldırılması davalarında nafakanın neden kaldırılması gerektiği açıklanmalı ve ispat edilmelidir. Bu husus ispat edilemezse dava reddedilir, bu sebeple nafaka kaldırma davalarında boşanma avukatı ile işbirliği önem arz eder.
Nafakanın Ödenmemesi
Nafaka bir mahkeme kararıdır ve ödenmemesi halinde hukuki yaptırımlar doğurur.
Nafakanın ödenmemesi durumunda şunlar yapılabilir:
- İcra takibi başlatılabilir.
- Maaşın tamamına haciz uygulanabilir.
- Şikâyet üzerine 3 aya kadar tazyik hapsi verilebilir.
Boşanma avukatları; nafakanın tahsil edilebilmesi için süreci baştan sona takip eder, icra ve ceza yollarını etkin şekilde kullanır, teknik süreçlerin sağlıklı yürütülmesini sağlar.
Boşanmada Velayet
Velayet; boşanma sonrasında çocuğun bakımı, korunması, eğitimi ve temsil edilmesi gibi hak ve sorumlulukların hangi ebeveyne verileceğini belirleyen hukuki bir kurumdur.
Mahkeme, velayet kararını verirken anne-babanın taleplerinden önce çocuğun üstün yararı ilkesini esas alır. Boşanma davasında velayet çoğu zaman anne veya babadan birine verilir. Ancak mahkeme "ortak velayet kararı" da verebilir.
Ortak velayet kararının verilebilmesi için şu şartların gerçekleşmesi gerekir:
- Tarafların ortak velayete rıza göstermesi
- Çocuğun üstün yararına aykırı bir durum bulunmaması
- Ebeveynlerin iş birliği yapabilecek olması
Velayet kararı verilirken mahkeme, şu hususları birlikte değerlendirir:
- Ebeveynlerin fiziksel ve psikolojik yeterliliği
- Çocuğun yaşı ve özel ihtiyaçları
- Tarafların çocuğa ilgisi ve ebeveynlik kapasitesi
- Ebeveynlerin ekonomik durumu
- Aile içi iletişim ve düzen
- Çocuğun eğitim hayatı ve sosyal çevresi
- Çocuğun kişisel görüşü (yaşa göre etkisi değişir)
Çocuğun Mahkemede Dinlenmesi
Çocuğun yaşı ve gelişimi boşanmayı anlayabilecek durumdaysa mahkeme, çocuğun görüşünü alabilir.
Çocuğun dinlenmesi genellikle:
- Uzman/pedagog eşliğinde,
- Anne ve baba duruşma salonundan çıkarılarak,
- Çocuğun psikolojisi korunacak şekilde yapılır.
Çocuğun beyanı önemlidir; ancak tek başına kesin belirleyici değildir. Mahkeme her zaman çocuğun üstün yararını dikkate alarak karar verir.
Yaşa Göre Velayet Değerlendirmesi
Velayet davalarında çocuğun yaşı önemli bir kriter olmakla birlikte, tek başına belirleyici değildir. Yaşa göre velayet değerlendirmesi yapılırken çocuğun bakım ihtiyacı, anne ve babanın yaşam koşulları, çocuğun fiziksel ve duygusal gelişimi ile üstün yararı birlikte dikkate alınır.
0–6 Yaş Arası Çocuklarda Velayet
Bu yaştaki çocuklar bakım ihtiyacı açısından daha hassas olduğundan uygulamada anne lehine değerlendirme sık görülür.
7–12 Yaş Arası Çocuklarda Velayet
Bu yaş grubunda çocuğun yaşam düzeni, eğitim durumu ve ebeveyne bağlılığı daha belirgin hale gelir.
12 Yaş ve Üzeri Çocuklarda Velayet
12 yaş ve üzeri çocuklar, görüşlerini daha sağlıklı ifade edebilir. Bu nedenle mahkeme, çocuğun beyanına daha fazla önem verir.
Velayet Değişikliği Davası (Velayetin Sonradan Değiştirilmesi)
Velayet kararı kesin değildir. Boşanma davaları sonrasında ortaya çıkan yeni durumlar çocuğun üstün yararını olumsuz etkiliyorsa velayet değişikliği davası açılabilir.
Velayet değişikliği davası açılabilecek durumlar:
- Velayet sahibinin çocuğa ilgisiz davranması
- Çocuğun fiziksel veya psikolojik olarak zarar görmesi
- Çocuğun eğitim düzeninin bozulması, ihmal edilmesi
- Çocuğun yeni eşten olumsuz etkilenmesi (üvey ebeveyn problemi)
- Çocuğun belirli bir yaşa gelip diğer ebeveynle yaşamak istemesi
- Diğer ebeveynin yaşam koşullarında ciddi iyileşme olması
Velayetin değiştirilmesi için yeni ve önemli bir sebep gösterilmeli ve bu sebep delillerle ispat edilmelidir.
Velayet davalarında iyi boşanma avukatları; sosyal inceleme raporu, uzman değerlendirmelerinin takibi, doğru taleplerin oluşturulması, delillerin etkin sunulması, çocuğun üstün yararının mahkemeye doğru anlatılması gibi hususlarda etkin rol oynar.
Boşanmada Mal Paylaşımı
Boşanmada mal paylaşımı, eşlerin evlilik birliği içinde edindiği malların tasfiyesi ve paylaşılması esasına dayanır. Bu süreçte hangi malların paylaşıma gireceği, hangi malların paylaşım dışında kalacağı somut olaya göre belirlenir.
Mal paylaşıma dahil edilmeyen mallar “kişisel mal”, mal paylaşıma dahil edilen mallar “edinilmiş mal” olarak adlandırılır.
Boşanmada Paylaşılmayan Mallar (Kişisel Mallar)
Kişisel mallar, eşler arasında paylaşılmaz. Diğer eş kişisel mallar üzerinde hak iddia edemez.
Aşağıdaki mallar kişisel mal kabul edilir ve diğer eş tarafından hak iddia edilemez:
- Evlilik tarihinden önce alınan mallar (Evlilikten önce alınan ev, araç, arsa gibi malvarlıkları)
- Miras yoluyla edinilen mallar (Eşlerden birine miras kalan taşınmazlar, paralar, haklar)
- Hediye veya bağış yoluyla edinilen mallar (Kişiye özel yapılan bağışlar, verilen hediyeler, hibeler, karşılıksız kazandırmalar)
- Kişisel kullanım eşyaları (Kişinin günlük kullanımına özgü saat, yüzük, protez, işitme cihazı, telefon, müzik aleti gibi eşyalar)
Mal Paylaşımı Değerlendirmesinde Kritik Noktalar
Boşanmada mal paylaşımı, her dosyada somut olayın şartlarına göre yapılır. Mal paylaşımı yapılırken bazı temel soruların net şekilde cevaplanması gerekir.
Mal paylaşımı değerlendirmesinde en kritik sorular şunlardır:
- Eşler arasında hangi mal rejimi geçerliydi? (edinilmiş mallara katılma / mal ayrılığı / evlilik sözleşmesi vb.)
- Mal kimin adına kayıtlı? Tapu/ruhsat/banka hesabı tek eş adına olsa bile, malın kaynağı ortak olabilir mi?
- 01.01.2002 öncesi ve sonrası döneme denk gelen mal edinimleri var mı?
- Mal evlilikten önce mi, evlilik içinde mi edinildi?
- Evlilikten önce alınan bir mala evlilik süresince katkı yapılmış mı?
- Mal kişisel mal mı, edinilmiş mal mı?
- Malın bedeli hangi kaynaktan ödendi? (maaş, birikim, kredi, miras parası, bağış parası, altın/ziynet bozdurma vb.)
- Eşlerden biri mal edinimine dolaylı katkı sağlamış mı? (ev içi emek, çocuk bakımı, diğer eşin çalışmasına imkân sağlama vb.)
- Kişisel mal satılıp yerine yeni bir mal alınmış mı? (miras kalan evin satılıp yeni ev/araç alınması gibi)
- Mal, eşlerden biri tarafından boşanma öncesi ve boşanma davası devam ederken üçüncü kişilere devredildi mi? (satış/bağış/devir/temlik)
- Banka hesaplarında, kripto/altın/menkul kıymetlerde boşanma sürecinde olağan dışı para çıkışı var mı?
- Şirket hissesi, ortaklık payı veya işletme var mı?
- Ziynet eşyaları ile ilgili ayrıca bir talep olacak mı?
- Ev eşyaları konusunda uyuşmazlık var mı?
- Paylaşım sırasında katılma alacağı, değer artış payı, katkı payı alacağı, denkleştirme gibi kalemler olacak mı?
Mal paylaşımı davası, Aile Mahkemesi’ne verilecek mal rejimi tasfiyesi dava dilekçesi ile açılır. Mal paylaşımı davası (mal rejiminin tasfiyesi davası) kural olarak; boşanma davası devam ederken açılabilir ancak uygulamada çoğunlukla boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılır.
Mal paylaşımı davaları, boşanma sürecinin en teknik ve en karmaşık aşamalarındandır. İyi bir boşanma avukatı ile işbirliği, hak kaybını önlemek açısından kritik öneme sahiptir.
Boşanmada Mal Kaçırma
Boşanmada mal kaçırma; eşlerden birinin üzerine kayıtlı malvarlığını gizlemesi, devretmesi, satması veya üçüncü kişiler üzerine geçirmesi anlamına gelir.
Boşanma davası açılmadan hemen önce veya boşanma sürecinde özellikle ev, araç, banka hesapları, şirket payları gibi malvarlıklarının hızlı şekilde elden çıkarılması sıklıkla görünmektedir.
Boşanmada Mal Kaçırmayı Önleme (İhtiyati Tedbir)
Boşanma davalarında mal kaçırma işlemlerini engellemenin en etkili yolu, malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir koydurmaktır. Mahkemeden talep edilecek ihtiyati tedbir ile eşin malları, üçüncü kişilere devretmesi veya satması önlenebilir.
- Boşanma davası öncesi veya boşanma sırasında ev/arsa/araç devri girişimi varsa
- Malvarlığının elden çıkarılacağına dair ciddi risk ve emareler bulunuyorsa
Boşanmada Kaçırılan Malın İadesi (Tasarrufun İptali Davası)
Eşin boşanma davası öncesinde veya boşanma davası devam ederken yaptığı devir işlemleri mal kaçırma amacı taşıyorsa, Türk Borçlar Kanunu madde 18 kapsamında muvazaa iddiası ileri sürülebilir. Bu durumda muvazaa nedeniyle tasarrufun iptali davası açılarak yapılan devir geçersiz sayılabilir.
- Mal, boşanma sürecinde akraba/arkadaş üzerine devredildiyse
- Devir işlemi eşin payını azaltma veya yok etme amacı taşıyorsa
Boşanma davası sürecinde yapılan mal devri işlemi, taraflar arasında eşin payını azaltma amacı taşıyorsa bu tasarruf muvazaalıdır ve geçersiz sayılır. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/4978 E. 2017/8490 K.)
Boşanmada Tazminat | Boşanma Avukatı Muzaffer Demirsoy
Boşanma davalarında taraflar; evlilik süresince yaşanan olaylar, kusurlar, mağduriyetler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edebilir.
Boşanmada tazminat, haksızlığa uğrayan eşin maddi kaybının giderilmesi ve uğradığı manevi zararın bir ölçüde karşılanması amacıyla düzenlenmiştir.
Boşanmada Maddi Tazminat (TMK 174/1)
Maddi tazminat, boşanma nedeniyle eşin mevcut veya beklenen menfaatinin zedelenmesi sonucu oluşan zararın karşılanmasıdır. Mahkeme, somut olayın özelliklerine göre hakkaniyete uygun bir değerlendirme yaparak maddi tazminat miktarını belirler.
Boşanma davalarında maddi tazminat talep edilebilecek başlıca durumlar şunlardır:
- Evlilik nedeniyle işten ayrılma / kariyer kaybı (çocuk bakımı için işi bırakmak)
- Kusurlu eşin davranışı nedeniyle ekonomik zarar doğması (aldatma sonrası taşınma ve yeni ev masrafı)
- Eğitim/meslekten vazgeçme (eşin işi için şehir değiştirip kariyeri bırakmak)
- Uzun evlilikte ekonomik destek beklentisinin bitmesi (20 yıllık evlilik sonrası geçim desteğinin kesilmesi)
- Geçim desteğinin kaybı (çalışmayan eşin diğer eşin gelirinden mahrum kalması)
- Sağlık/yaş nedeniyle çalışma imkânının zayıflaması (kronik hastalık nedeniyle düzenli çalışamamak)
- Eşe iş kurarken emek ve para ile destek olma (eşin işletmesinde ücretsiz çalışmak / birikimini sermaye yapmak)
- Yaşam standardının düşmesi (boşanma sonrası kiraya çıkmak zorunda kalmak)
Boşanmada Manevi Tazminat (TMK m.174/2)
Manevi tazminat; boşanmaya sebep olan olaylar nedeniyle kişilik hakları saldırıya uğrayan eşin, kusurlu eşten talep edebileceği tazminattır.
Boşanma davalarında manevi tazminat özellikle şu olaylarda gündeme gelebilir:
- Aldatma / Zina (eşin başka biriyle ilişki yaşaması, ortak konuta başka kişiyi getirmesi)
- Fiziksel şiddet (darp, tokat atma, itme, yaralama, hastane raporu alınması)
- Psikolojik şiddet (sürekli tehdit, baskı kurma, korkutma, hakaret ederek yıldırma)
- Ağır hakaret ve küfür (onur kırıcı sözler, “namussuz” gibi ithamlar)
- Aşağılayıcı ve onur kırıcı davranış (eşin dış görünüşüyle/ailesiyle alay etmek, küçümsemek)
- Özel hayatın ifşa edilmesi (eşin özel görüntü/mesajlarını başkalarına yayması)
Boşanma Avukatı Ücreti
Boşanma davası açmayı düşünen eşlerin en çok merak ettiği konuların başında boşanma avukatı ücreti gelir. Her boşanma dosyasında avukatlık hizmetinin kapsamı farklıdır bu yüzden avukatlık ücreti somut olaya göre belirlenir.
Boşanma davasında avukatlık ücreti, davanın içeriğine göre değişikliğe uğrayacaktır.
Boşanma avukatı ücreti; davanın niteliğine, sürecin karmaşıklığına, avukatın tecrübesine, davanın türüne, boşanmaya sebep olan olaya göre değişiklik gösterir.
Boşanma davalarında avukatlık ücretini etkileyen başlıca unsurlar şunlardır:
- Davanın anlaşmalı boşanma mı yoksa çekişmeli boşanma mı olduğu
- Evlilik birliği içinde edinilen malların sayısı ve toplam değeri (taşınmaz, araç, şirket hissesi, banka hesapları vb.)
- Mal kaçırma şüphesi bulunması (devirler, muvazaa iddiaları, tasarrufun iptali süreçleri)
- Ziynet eşyaları (takı alacağı) taleplerinin varlığı
- Dosyada nafaka taleplerinin bulunup bulunmadığı (tedbir, yoksulluk, iştirak)
- Ev eşyaları ve kişisel eşyaların teslimi/tespiti uyuşmazlığı
- Dosyada 6284 kapsamında uzaklaştırma kararı ve koruma tedbirlerinin talep edilmesi
- Taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulması gerekliliği
- Aile konutu şerhi konulması veya kaldırılmasına ilişkin işlemler
- Velayet ve kişisel ilişki düzenlemesine ilişkin uyuşmazlıklar
- Maddi ve manevi tazminat taleplerinin varlığı
- Mal paylaşımı (mal rejimi tasfiyesi) davasının açılması veya açılacak olması
- Delil yoğunluğu (tanık, yazışmalar, HTS kayıtları, raporlar vb.)
Boşanma davalarında ücret ile ilgili bilgi edinmek için hukuk büromu ile iletişime geçebilirsiniz.
Boşanma Avukatları | Boşanma Avukatı Muzaffer Demirsoy
Boşanma süreci, hem hukuki hem de psikolojik açıdan dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir dönemdir. Bu noktada iyi boşanma avukatları, müvekkillerine hak kaybı yaşatmamak ve süreci en doğru şekilde yürütmek için profesyonel destek sunar.
Boşanma davaları, görevli mahkeme olan Aile Mahkemelerinde görülmektedir. Yerel uygulamaları bilen ve mahkeme pratiğine hâkim olan boşanma avukatları, dava sürecini stratejik şekilde planlar. Boşanma davaları ikiye ayrılır:
Anlaşmalı Boşanma Davası
Eşlerin tüm konularda uzlaşması halinde açılır. Doğru hazırlanmış bir boşanma protokolü ile dava tek celsede sonuçlanabilir. Bu süreçte iyi boşanma avukatları, protokolün hukuka uygun hazırlanmasını sağlar.
Çekişmeli Boşanma Davası
Eşler arasında velayet, nafaka, mal paylaşımı, tazminat gibi konularda anlaşmazlık varsa çekişmeli dava açılır. Aldatma, şiddet, terk, evlilik birliğinin temelinden sarsılması gibi sebeplerle dava açılabilir. Bu tür davalarda delil ve kanıtlar davanın seyri açısından büyük önem taşır.
İyi Boşanma Avukatı Ararken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Boşanma süreci, hem duygusal hem de hukuki açıdan yıpratıcı olabilen bir süreçtir. Bu süreçte yapılacak hatalar; nafaka, velayet, mal paylaşımı ve tazminat gibi konularda ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Boşanma sürecinin başından itibaren iyi bir boşanma avukatı ile çalışmak büyük önem taşır. İyi boşanma avukatı arayışında olan kişiler için doğru seçim, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.
İyi boşanma avukatı ararken dikkat edilmesi gereken başlıca hususlar şunlardır:
- Tecrübe ve uzmanlık: Daha önce boşanma ve aile hukuku alanında çok sayıda dosya yürütmüş uzman bir avukatla ilerlemek, sürecin daha sağlıklı yönetilmesini sağlar.
- Referans ve tavsiyeler: Boşanma avukatı tavsiyesi ararken, daha önce avukatla çalışmış kişilerin değerlendirmeleri ve yorumları dikkate alınabilir.
- İletişim ve bilgilendirme: Avukatın müvekkilini doğru dinlemesi, süreci anlaşılır şekilde açıklaması ve düzenli bilgilendirme yapması önemlidir.
- Ücretlendirme şeffaflığı: Boşanma avukatı ücretleri, dosyanın türüne ve kapsamına göre değişebilir. Bu nedenle ücretlendirme konusunda en baştan açık ve net bir bilgilendirme yapılması gerekir.
- Yerel uygulama bilgisi: Yerel uygulamalara hâkim bir boşanma avukatı ile çalışmak dava sürecinin daha hızlı ve etkili ilerlemesine katkı sağlayabilir.
İyi boşanma avukatı arayışınız kapsamında yukarıdaki kriterleri dikkate alarak tercihte bulunabilirsiniz.
Boşanma süreciniz hakkında danışmanlık ve dava takibi hizmeti için hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz.
İletişim | Boşanma Avukatı Muzaffer Demirsoy
Avukat Muzaffer Demirsoy Hukuk Bürosu, boşanma davaları ve aile hukukunu ilgilendiren tüm konularda tecrübeye dayalı bilgi birikimiyle boşanma avukatı olarak Türkiye genelinde hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti sunmaktadır.
Boşanma avukatı arayışınız kapsamında danışmanlık ve dava takibi hizmeti almak için hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz.
Telefon: 0543 558 19 42
E-Posta: av.muzafferdemirsoy@gmail.com
Dijital İletişim: Hukuki sorularınızı, dava evraklarınızı veya danışmanlık taleplerinizi iletmek için www.muzafferdemirsoy.com adresindeki “İletişim Formu” üzerinden mesaj gönderebilirsiniz.
Contact | Divorce Lawyer Muzaffer Demirsoy
Attorney Muzaffer Demirsoy Law Office provides legal consultancy and attorney services across Turkey, supported by extensive experience in all matters related to divorce and family law.
If you are looking for a divorce lawyer, you may contact our office for legal consultation and case representation services.
Phone: +90 543 558 19 42
Email: av.muzafferdemirsoy@gmail.com
Digital Communication: You may send your legal questions, case documents, or consultation requests through the “Contact Form” available at www.muzafferdemirsoy.com.