Hukuki Makaleler

Nallıhan Miras Avukatı | Miras Davaları ve Miras Paylaşımı

Nallıhan miras avukatı

Nallıhan Miras Avukatı | Miras Davaları ve Miras Paylaşımı

Nallıhan’da miras uyuşmazlıkları; şehir merkezindeki konutlardan Çayırhan’daki ticari taşınmazlara, Sarıyar çevresindeki arazilerden kırsal mahallelerdeki aile mülklerine kadar farklı malvarlığı değerlerini ilgilendirebilir. Taşınmazların geçmişte hangi işlemlerle edinildiği, miras bırakanın yaptığı tasarruflar ve mirasçıların ortak malları nasıl yönettiği, anlaşmazlığın çözümünde önem taşır.

Özellikle Nasuhpaşa, Yazı, Çayırhan, Sarıyar ve Davutoğlan çevresindeki taşınmazlarda tapu kayıtlarının yanı sıra kamulaştırma, koruma kararları ve kullanım hakları da araştırılabilir. Mirasçılar arasında uzlaşma bulunmadığında, uyuşmazlığın niteliğine göre paylaşma, tapu iptali ve tescil, alacak veya tenkis davası gündeme gelebilir.

Bu yazıda Nallıhan miras avukatı arayan kişiler için miras paylaşımı, veraset ilamı, tapu intikali, muris muvazaası, ortaklığın giderilmesi ve diğer miras hukuku işlemlerini mevzuat, uygulama örnekleri ve Yargıtay kararlarıyla ele alıyoruz.


Nallıhan’da Miras Paylaşımı Nasıl Yapılır?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 599. maddesi uyarınca miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılar, terekeye ilişkin hakları kanunen kazanır. Birden fazla mirasçının bulunması halinde TMK m. 640 kapsamında miras ortaklığı oluşur. Bu ortaklıkta, paylaşma gerçekleşinceye kadar tereke üzerinde elbirliği mülkiyeti hükümleri uygulanır.

Örneğin Nallıhan merkezde iki konutu, Çayırhan’da bir dükkânı ve kırsal mahallede tarla payı bulunan kişinin dört mirasçı bıraktığını düşünelim. Mirasçılar dükkânın satılmasını, konutların belirli mirasçılara bırakılmasını ve tarla payının ortak kalmasını kararlaştırabilirler. Ancak yapılacak paylaşımda taşınmazların değerleri ve terekenin borçları dikkate alınmalıdır.

TMK m. 676, miras paylaşma sözleşmesinin yazılı biçimde yapılmasını gerektirir. Sözleşmede hangi malın kime bırakıldığı, bedel denkleştirmelerinin nasıl gerçekleştirileceği ve sonraki tapu işlemleri açıkça düzenlenmelidir. Mirasçılar anlaşamazsa TMK m. 642 kapsamında mahkemeden paylaşma istenebilir.

Nallıhan’da baraj veya enerji yatırımlarıyla bağlantılı taşınmazlarda, mülkiyetin yanı sıra miras bırakana ait olabilecek bedel alacaklarının da araştırılması önemlidir. Örneğin Sarıyar çevresinde bir taşınmaz geçmişte kamulaştırılmış ancak miras bırakan adına henüz tahsil edilmemiş bir alacak bulunuyor olabilir. Bu alacağın mirasçılara geçip geçmediği, kamulaştırma dosyasındaki işlem ve ödeme durumuna göre belirlenir.

Bu tür uyuşmazlıkların hukuki dayanakları Kamulaştırma Davaları sayfamızda açıklanmıştır. Miras ortaklığından doğan diğer talepler için Miras Davaları başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Nallıhan’da Veraset İlamı (Mirasçılık Belgesi) Nasıl Alınır?

TMK m. 598 gereğince mirasçılık belgesi, gerekli koşullar mevcutsa noterlikten veya Sulh Hukuk Mahkemesinden alınabilir. Bu belge mirasçıların kimler olduğunu ve miras paylarını gösterir. Ancak miras bırakanın bütün malvarlığını ortaya koyan bir kayıt niteliğinde değildir.

Nallıhan’da birden fazla kuşağa ait taşınmazların hâlen eski malik adına kayıtlı olması mümkündür. Örneğin büyükanneden kalan arazinin mirasçılarından bazıları daha sonra vefat etmişse, tapu intikali yapılmadan önce birbirini takip eden mirasçılık ilişkileri belirlenmelidir. Bu amaçla farklı miras bırakanlar için ayrı mirasçılık belgeleri gerekebilir.

Bazen nüfus kayıtlarında eksiklik veya soybağına ilişkin uyuşmazlık bulunabilir. Böyle durumlarda noterlik yoluyla belge düzenlenememesi ya da mevcut belgenin gerçeği yansıtmaması gündeme gelebilir.

Mirasçılık belgesinin geçersizliği TMK m. 598 uyarınca her zaman ileri sürülebilir. Ancak belgeye itirazla tapuda daha önce gerçekleştirilmiş mülkiyet işlemlerinin iptali ayrı hukuki değerlendirmeler gerektirir.


Nallıhan Tapu Müdürlüğü Miras İntikal İşlemleri

Taşınmazın miras yoluyla kazanılması ile tapudaki malik kaydının değiştirilmesi birbirinden farklı aşamalardır. TMK m. 705, miras yoluyla mülkiyetin tescilden önce kazanılabileceğini kabul eder. Buna karşılık mirasçılar adına intikalin yapılması, daha sonra gerçekleştirilecek satış ve diğer tasarruf işlemleri bakımından önem taşır.

Nallıhan’da intikal başvurusunda mirasçılık belgesi, kimlik bilgileri ve taşınmaz kayıtları kullanılır. Elbirliği mülkiyeti şeklindeki intikal için mirasçılardan birinin başvurması mümkün olabilir. Bununla birlikte tek bir mirasçının başvuru yapması, taşınmazın tamamını kendi adına geçirebileceği anlamına gelmez.

Özellikle Çayırhan ve Sarıyar çevresindeki taşınmazlarda, geçmiş kamulaştırma veya parsel değişiklikleri nedeniyle eski tapu bilgileriyle güncel kayıtlar farklılaşmış olabilir. Bu durumda taşınmazın işlem geçmişi araştırılmadan yalnızca eski tapu senedine dayanılarak mülkiyet değerlendirmesi yapılmamalıdır.

Nallıhan’ın Davutoğlan çevresinde bulunan Nallıhan Kuş Cenneti, Sarıyar Barajı ile Aladağ Çayı’nın birleştiği bölgede yer alan önemli bir sulak alan ekosistemidir. Bölgede özel mülkiyete konu bir taşınmaz bulunması, koruma mevzuatından kaynaklanan sınırlamaların bulunmadığı anlamına gelmez. Alanın hukuki statüsü, parsel bazındaki kayıtlar ve uygulanabilir koruma kararları birlikte incelenmelidir.

Bölgenin doğal özellikleri ve koruma geçmişi Nallıhan Kaymakamlığının Kuş Cenneti sayfasında açıklanmaktadır. Taşınmazın imar veya koruma kararları nedeniyle kullanımının sınırlandırıldığı durumlarda İmar Davaları kapsamındaki başvuru yolları değerlendirilebilir.

Tapu kaydında hukuka aykırı tescil bulunduğu ileri sürülüyorsa, mülkiyetin kazanılmasına ilişkin belgeler incelenerek Tapu Davaları çerçevesinde gerekli talepler belirlenebilir.

Nallıhan Tapu Müdürlüğü İletişim Bilgileri

Adres: Yazı Mahallesi, Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi No:30, Nallıhan/Ankara

Telefon: 0312 551 32 49

E-posta: nallihan_tsm@tkgm.gov.tr


Nallıhan Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) Davası

Miras bırakanın gerçek amacını gizleyerek taşınmazını tapuda satış gibi göstermesi, belirli koşullarda muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasına konu olabilir. Bu davalarda Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 19. maddesi ile taşınmaz devirlerinin şekline ilişkin hükümler önem taşır.

Örneğin Nallıhan’da birden fazla taşınmazı bulunan kişinin, değerli bir iş yerinin çıplak mülkiyetini yakın arkadaşına devrettiğini, buna karşılık intifa hakkını kendisinde bıraktığını düşünelim. Ölümünden sonra mirasçılar satışın gerçek olmadığını ileri sürebilirler. Böyle bir durumda yalnızca satış bedeli değil, taraflar arasındaki ekonomik ilişkiler ve miras bırakanın diğer tasarrufları da değerlendirilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.11.2025 tarihli, 2024/5366 Esas ve 2025/4935 Karar sayılı ilamında, miras bırakanın intifa hakkını üzerinde tutarak taşınmazın çıplak mülkiyetini bir yakınına devretmesi incelenmiştir. Yargıtay, satış ihtiyacının bulunmaması, ileri sürülen ticari borç ilişkisinin kanıtlanamaması ve diğer taşınmazların da yakın ilişki içerisindeki kişilere devredilmiş veya vasiyet edilmiş olmasını birlikte değerlendirmiştir. Kararda, mirasçıyı miras hakkından yoksun bırakma amacının bulunduğu sonucuna ulaşılarak bölge adliye mahkemesinin ret kararı bozulmuştur. Bu karar, miras bırakanın başka taşınmazlarının bulunmasının muvazaa iddiasını tek başına ortadan kaldırmadığını göstermektedir. İşlemin gerçek sebebi ve bütün deliller birlikte değerlendirilmelidir.

Muris muvazaasında kullanılan deliller ve tapu iptal talepleri Mirastan Mal Kaçırma (Muris Muvazaası) yazımızda ayrıntılı incelenmektedir. Öte yandan karşılıklı bakım yükümlülüğü içeren taşınmaz devirlerinde işlemin hukuki niteliği farklı olabilir. TBK m. 611 ve devamı kapsamındaki sözleşmeler bakımından Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi başlıklı yazımızdaki şartlar da dikkate alınmalıdır.


Nallıhan’da Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası

Ortak taşınmazın kullanımına veya geleceğine ilişkin karar alınamaması halinde mirasçılar ortaklığın giderilmesini isteyebilir. Bu davada taşınmazın özelliklerine göre aynen paylaşma veya satış seçenekleri değerlendirilir.

Örneğin Çayırhan’da miras kalan bir iş yerinin üç kardeş tarafından ortak kullanılması planlanmış olabilir. Ancak kardeşlerden biri taşınmazı satmak isterken diğerleri kiraya vermeyi tercih edebilir. Böyle bir uyuşmazlıkta taşınmazın bölünmeye elverişli olup olmadığı ve mevcut ortaklığın hukuki niteliği araştırılır.

TMK m. 642 ve 699, mirasın paylaşılması ve ortaklığın sona erdirilmesi bakımından önem taşır. Ayrıca 6325 sayılı Kanun’un 18/B maddesi gereğince ortaklığın giderilmesi ve paylaştırma uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk uygulanır.

Bazen mirasçılar arasındaki sorun yalnızca taşınmazın satılması değildir. Örneğin ortak iş yerinin kiralarından birinin tahsilatı diğer mirasçılara açıklamaması ayrı bir alacak veya hesap uyuşmazlığı doğurabilir. Ortaklığın giderilmesi kararı, geçmiş gelir ve giderlerin kendiliğinden tasfiye edildiği anlamına gelmez.

Miras ortaklığının yönetilememesi halinde ise TMK m. 640 uyarınca terekeye temsilci atanması değerlendirilebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.09.2026 tarihli, 2026/4827 Esas ve 2026/6192 Karar sayılı ilamında, terekeye iade istemiyle yürütülen davada temsilci atanmasının usulî sonuçları açıklanmıştır. Yargıtay, temsilci atandıktan sonra bu davayı takip ve hükmü temyiz etme yetkisinin tereke temsilcisine geçtiğini belirterek, yalnızca mirasçı tarafından yapılan temyiz başvurusunu ilgili dava yönünden reddetmiştir.

Bu karar, terekeye temsilci atanmasının sadece malvarlığının yönetimiyle ilgili olmadığını; terekeyi ilgilendiren davalarda tarafların usulî yetkilerini de etkileyebileceğini göstermektedir.


Nallıhan’da Mirasın Reddi ve Hükmen Reddi Miras

Terekenin ekonomik durumu belirlenirken miras bırakanın malvarlığı kadar borçları da araştırılmalıdır. Özellikle ticari faaliyetten kaynaklanan krediler, şahsi borçlar ve kefalet yükümlülükleri mirasçıları etkileyebilir.

TMK m. 606, gerçek reddi miras için genel olarak üç aylık süre öngörür. Ret beyanının miras bırakanın son yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesine yapılması gerekir. Ret hakkı kullanılmadan önce tereke mallarının mirası benimseme anlamına gelebilecek şekilde değerlendirilmesi ise TMK m. 610 bakımından sorun doğurabilir.

Örneğin Nallıhan’da nakliye işi yapan bir kişinin ölümünden sonra hem taşıma ücretlerinden alacakları hem de araç kredileri bulunduğu ortaya çıkabilir. Borçların şahsa mı yoksa ayrı bir tüzel kişiliğe mi ait olduğu ve alacakların tahsil edilebilirliği araştırılmalıdır.

TMK m. 605/2 kapsamında hükmen ret, miras bırakanın ölüm tarihinde ödemeden aczinin açıkça belli veya resmen tespit edilmiş olması halinde gündeme gelir. Bu durumda ölüm tarihindeki aktif ve pasif tereke değerleri esas alınır.


Nallıhan’da Vasiyetname, Saklı Pay ve Tenkis Uyuşmazlıkları

Vasiyetname, miras bırakanın belirli mallarını veya kanunun izin verdiği ölçüde mirasının tamamını belirli kişilere bırakmasını sağlayabilir. Ancak ölüme bağlı tasarrufun geçerliliği, şekil şartlarına ve miras bırakanın tasarruf ehliyetine bağlıdır.

Örneğin Nallıhan’da yaşayan bir kişi, kendisine ait dükkânı ile belirli bir para alacağını iki farklı kişiye vasiyet etmiş olabilir. Bu durumda her iki kazandırmanın niteliği ve vasiyet edilen hakkın terekeye dahil olup olmadığı araştırılmalıdır. Belirli mal vasiyeti ile mirasçı atanması aynı hukuki sonucu doğurmaz.

TMK m. 557, vasiyetnamenin iptalini gerektirebilecek sebepleri düzenler. Vasiyetnamenin geçersizliği iddiasına dayanan dava ile TMK m. 560 kapsamında saklı payın korunmasına yönelik tenkis talebi birbirinden ayrıdır. Örneğin geçerli bir vasiyetnameyle yapılan kazandırma, miras bırakanın altsoyunun saklı payını zedeleyebilir. Bu durumda vasiyetname mutlaka iptal edilmez; tenkis hükümleri çerçevesinde kazandırmanın azaltılması gerekebilir.

Vasiyetnamenin hukuki geçerliliğine yönelik başvurular Ankara Vasiyetnamenin İptali Davası Avukatı yazımızda açıklanmıştır. Vasiyet edilen taşınmazın devri veya diğer edimlerin yerine getirilmesi bakımından ise Vasiyetnamenin Yerine Getirilmesi başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.


Nallıhan’da Mirastan Feragat ve Mirasçılıktan Çıkarma

Muhtemel mirasçı, miras bırakanla yapacağı mirastan feragat sözleşmesi aracılığıyla gelecekteki mirasçılık hakkından vazgeçebilir. TMK m. 528, karşılıklı veya karşılıksız feragati düzenler. Sözleşmenin geçerliliği bakımından TMK m. 545’te öngörülen resmî şekle uyulmalıdır.

Örneğin Nallıhan’da aileye ait bir ticari işletmenin gelecekte tek çocuk tarafından devam ettirilmesi amaçlanabilir. Diğer çocukla yapılacak feragat sözleşmesinde karşılık, kapsam ve varsa altsoya etkisi açıkça belirlenmelidir. Miras bırakandan alınan her ödeme, tek başına mirastan feragat anlamına gelmez.

Miras açıldıktan sonra gerçekleştirilen miras payının devri de farklıdır. TMK m. 677 gereğince mirasçılar arasındaki pay devri yazılı sözleşmeyle; üçüncü kişiye devir ise noterlikçe düzenlenen sözleşmeyle yapılabilir.

Mirasçılıktan çıkarma ise TMK m. 510’da belirtilen kanuni sebeplere dayanan ölüme bağlı tasarruftur. Miras bırakanın bir mirasçıyla kişisel anlaşmazlık yaşaması, her durumda geçerli çıkarma sebebi oluşturmaz.


Nallıhan’da Miras Davaları Hangi Mahkemede Açılır?

Nallıhan’da miras hukukundan doğan davalarda görevli mahkeme, uyuşmazlığın konusu ve talep edilen hukuki sonuca göre belirlenir.

Dava veya işlemGörevli mahkeme
Veraset ilamı, miras paylaşımı, ortaklığın giderilmesiSulh Hukuk
Terekenin korunması, gerçek reddi mirasSulh Hukuk
Muris muvazaası, tenkis, vasiyetnamenin iptaliAsliye Hukuk
Hükmen reddin tespitiAsliye Hukuk

HMK m. 11, belirli miras uyuşmazlıklarında miras bırakanın son yerleşim yerini esas alan yetki kurallarını düzenler. HMK m. 12 ise taşınmazın aynına ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesini yetkili kılar.

Örneğin son yerleşim yeri Nallıhan olan kişinin mirasının paylaşılması için Nallıhan Sulh Hukuk Mahkemesine başvurulabilir. Buna karşılık başka ilçedeki bir taşınmazın tapu iptali isteniyorsa taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi değerlendirilir.

Nallıhan Adliyesi Adres ve İletişim

Adres: Nasuhpaşa Mahallesi, Selvi Sokak No:1, Nallıhan/Ankara

Telefon: 0312 785 52 06


Nallıhan Miras Avukatı Ücretleri ve Dava Masrafları

Miras davalarında avukatlık ücreti, uyuşmazlığın türü, taşınmazların ekonomik değeri ve yürütülecek hukuki işlemlere göre belirlenir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu ile yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınır. Para ile değerlendirilebilen davalarda nispi ücret hükümleri uygulanabilir.

Mahkeme harçları, tebligat, keşif ve bilirkişi giderleri davanın niteliğine göre değişir. Sözleşmesel avukatlık ücreti, karşı vekâlet ücreti ve yargılama masrafları birbirinden ayrı kalemlerdir.

Güncel ücret hükümleri Türkiye Barolar Birliğinin resmî ücret tarifeleri sayfasından incelenebilir.


Nallıhan Miras Avukatı Desteği

Nallıhan’da miras hukukuna ilişkin inceleme yapılırken taşınmazların güncel tapu kayıtları, geçmiş devir işlemleri, mevcut alacaklar ve varsa ölüme bağlı tasarruflar birlikte değerlendirilmelidir.

Örneğin bir taşınmazın kamulaştırma geçmişine ilişkin uyuşmazlıkta idari belgeler ve mülkiyet kayıtları önem taşırken, terekeye iade davasında mirasçılar arasında temsil sorunu ortaya çıkabilir. Aynı miras dosyasında birden fazla hukuki mesele bulunması, her talebin aynı davada ileri sürülebileceği anlamına gelmez.

Bu nedenle miras paylaşımı, muris muvazaası, terekeye temsilci atanması, ortaklığın giderilmesi, tenkis ve mirasın reddi bakımından uygulanacak usul ve sürelerin ayrı ayrı incelenmesi gerekir.


Nallıhan Miras Avukatına Sık Sorulan Sorular

1. Sarıyar Barajı Nedeniyle Geçmişte Kamulaştırılan Arazi İçin Mirasçılar Hak Talep Edebilir mi?

Taşınmazın geçmişte hangi işlemle idareye geçtiği ve kamulaştırma bedelinin ödenip ödenmediği araştırılmalıdır. Miras bırakana ait olup mirasçılara geçebilen bir bedel alacağı varsa kanuni koşullarda ileri sürülebilir. Ancak çok eski kamulaştırmalarda işlem tarihi, kesinleşmiş kararlar ve özel süre hükümleri önem taşır.

2. Kuş Cenneti Yakınındaki Miras Kalan Araziye Turistik Tesis Yapılabilir mi?

Tapu sahibi olmak, her türlü yapılaşmanın serbest olduğu anlamına gelmez. Taşınmazın imar durumu, koruma statüsü ve gerekli idari izinler araştırılmalıdır. Özellikle yaban hayatı koruma kararlarından etkilenen alanlarda ilgili mevzuata uygunluk değerlendirilmeden yapılaşmaya başlanmamalıdır.

3. Tereke Temsilcisi Atandıktan Sonra Mirasçı Kendi Başına Davayı Takip Edebilir mi?

Terekeye iade istemi gibi tereke temsilcisinin görev alanına giren davalarda, temsilci atanması mirasçıların davayı takip yetkisini etkileyebilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2026/4827 E., 2026/6192 K. sayılı kararı bu ayrıma ilişkindir. Ancak temsilci atanması, mirasçının bütün kişisel dava haklarının sona erdiği anlamına gelmez.

4. Miras Kalan Tarlanın Sulama Birliğine Borcu Varsa Kim Öder?

Öncelikle borcun hangi kişiye, hangi döneme ve hangi hukuki ilişkiye ait olduğu belirlenmelidir. Miras bırakanın şahsi borcu ile ölümden sonra taşınmazın kullanımından doğan giderler aynı şekilde değerlendirilmeyebilir. Sulama hizmetine ilişkin kayıtlar ve tereke borçlarından sorumluluk hükümleri birlikte incelenir.

5. Miras Bırakanın Satışını Yaptığı Ancak Parasını Tahsil Etmediği Malın Bedeli İstenebilir mi?

Geçerli satış sözleşmesinden doğan ve ölümle sona ermeyen satış bedeli alacağı mirasçılara geçebilir. Alacağın muacceliyet tarihi, ödemenin yapılıp yapılmadığı, zamanaşımı ve sözleşmenin şartları araştırılmalıdır. Alacağın terekede bulunması, mirasçılardan birinin tamamını kişisel hesabına tahsil edebileceği anlamına gelmez.


Nallıhan Miras Avukatı İletişim

Nallıhan’da miras paylaşımı, tapu iptali ve tescil, muris muvazaası, ortaklığın giderilmesi, terekenin korunması, mirasçılık belgesi, vasiyetname, tenkis ve mirasın reddi konularında hukuki danışmanlık ve dava takibi için Avukat Muzaffer Demirsoy Hukuk Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Mirasçılık belgeleri, tapu kayıtları, sözleşmeler ve mevcut dava evraklarının incelenmesi için iletişim sayfamızdan başvurabilirsiniz.

Avukat: Av. Muzaffer Demirsoy

Telefon: 0543 558 19 42

E-posta: av.muzafferdemirsoy@gmail.com

Web sitesi: https://muzafferdemirsoy.com

Yazar: Av. Muzaffer Demirsoy

Bu makale genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Her miras uyuşmazlığında somut olayın özellikleri, deliller ve yürürlükteki mevzuat ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir