Hukuki Makaleler

Çocuğun Mahkemede Dinlenmesi

Boşanma, velayet davası veya velayetin değiştirilmesi süreçlerinin en kritik dönemeçlerinden biri, müşterek çocuğun mahkeme aşamasında dinlenmesidir. Anne ve babanın çocuk üzerindeki hak iddiaları, karşılıklı suçlamaları ve talepleri devam ederken; hakim, somut olayın merkezinde yer alan çocuğun ne düşündüğünü, kiminle kalmak istediğini bizzat öğrenmek isteyebilir.

Hem Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi uluslararası metinler hem de Türk Medeni Kanunu, belirli bir olgunluğa erişmiş çocukların kendilerini ilgilendiren davalarda görüşlerinin alınmasını zorunlu kılar. Bu rehber yazımızda, çocuğun mahkemede dinlenmesi sürecini, idrak çağının ne anlama geldiğini ve bu hassas prosedürün usul dairesinde nasıl işletildiğini detaylarıyla ele aldık.

Hukukta “İdrak Çağı” Nedir ve Yaş Sınırı Kaçtır?

Bir çocuğun mahkemede dinlenebilmesi ve beyanlarına hukuki bir ağırlık tanınabilmesi için, kararlarının nedenlerini ve sonuçlarını ayırt edebilecek olgunluğa erişmiş olması gerekir. Hukukumuzda bu olgunluk dönemine idrak çağı denmektedir.

0 – 8 Yaş Arası

Türk aile hukuku uygulamalarında ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında idrak çağı alt sınırı genellikle 8 yaş olarak kabul edilir. 0-8 yaş grubu çocukların idrak kabiliyeti henüz tam olarak gelişmediği kabul edildiğinden, bu çocukların bizzat mahkemede veya Adli Görüşme Odasında (AGO) ifadelerinin alınması tercih edilmez.

8 – 12 Yaş Arası

Bu yaş grubundaki çocukların mahkemede veya uzman pedagog huzurunda dinlenmesi Yargıtay tarafından zorunlu kabul edilir. Çocuğun bu yaşta üstün körü değil, gerekçeleriyle birlikte dinlenmesi davanın kaderini doğrudan etkiler.

12 Yaş ve Üzeri

Ergenlik dönemine adım atmış, eğitim ve sosyal hayatına dair net fikirleri olan çocukların beyanları, haklı ve mantıklı gerekçelere dayandığı sürece hakim tarafından çok büyük oranda emir telakki edilir ve karara doğrudan esas alınır.

Çocuk Mahkemede Nasıl Dinlenir? Usulü ve Kuralları

Toplumda, çocukların duruşma salonuna çıkarılarak anne, baba, avukatlar ve kalabalık bir heyet önünde sorgulanacağı yönünde yanlış bir algı vardır. Çocuğun ruh dünyasını korumak adına bu süreç çok sıkı pedagojik kurallara bağlanmıştır.

Duruşma Salonu Dışında Görüşme

Çocuklar genellikle davanın görüldüğü kalabalık duruşma salonlarında dinlenmez. Görüşme, adliyelerde bulunan Adli Görüşme Odalarında (AGO) veya aile mahkemesi hakiminin odasında gerçekleştirilir.

Uzman Eşliğinde Dinleme

Görüşme esnasında mahkemenin uzman psikoloğu, pedagogu veya sosyal çalışmacısı mutlaka hazır bulunur. Sorular çocuk psikolojisine uygun, onu korkutmayacak ve baskı altına almayacak bir dille, uzman aracılığıyla yöneltilir.

Anne ve Babanın Odada Bulunmaması

Çocuk dinlenirken anne ve baba kesinlikle aynı odada bulundurulmaz. Bunun temel sebebi, çocuğun ebeveynlerinin varlığından çekinerek, korkarak veya baskı altında yanlış beyanda bulunmasını engellemektir.

Hakim Çocuğun Tercihine Uymak Zorunda mıdır?

Velayet davalarında en temel ilke çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun mahkemede “Ben babamla/annemle kalmak istiyorum” şeklinde bir beyanda bulunması hakim için çok güçlü bir karinedir ancak mutlak bir emir değildir.

Hakim, çocuğun bu tercihinin arkasındaki nedenleri uzman raporu eşliğinde analiz eder. Örneğin; çocuk, kendisine sürekli oyun oynatan, hiçbir kural koymayan ancak eğitimini ve ahlaki gelişimini tamamen ihmal eden ebeveyni tercih etmiş olabilir. Ya da velayet sahibi ebeveyn, çocuğu diğer tarafa karşı doldurmuş, tehdit etmiş ve manipüle etmiş olabilir (Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu).

Eğer çocuğun seçtiği ebeveynin yanında kalması onun maddi, manevi, fiziki veya ahlaki gelişimini tehlikeye atacaksa; hakim, çocuğun tercihinin aksine bir karar vererek velayeti diğer tarafa verebilir.

Çocuk Dinlenmeden Velayet Kararı Verilirse Ne Olur?

Eğer dava dosyasındaki müşterek çocuk idrak çağındaysa (8 yaş ve üzerindeyse) ve mahkeme hakimi çocuğu bizzat dinlemeden ya da uzman pedagog raporu aldırmadan velayet kararı tesis etmişse, bu durum açık bir bozma sebebidir.

Böyle bir durumda üst mahkeme (İstinaf veya Yargıtay), “Çocuğun hak hakkı elinden alınmıştır, idrak çağındaki çocuk dinlenerek üstün yararı yeniden tartılmalıdır” gerekçesiyle yerel mahkemenin verdiği kararı usulden bozar ve dosyayı geri gönderir.

Çocuğun Mahkemede Dinlenmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Çocuk mahkemede dinlenirken anne ve baba odada bulunur mu?

Kesinlikle hayır. Çocuğun mahkemede veya uzman eşliğinde dinlenmesi esnasında anne, baba, üvey ebeveynler veya diğer akrabalar odada bulundurulmaz. Bunun temel sebebi; çocuğun ebeveynlerinin varlığından çekinerek, korkarak veya onların üzerindeki psikolojik baskısını hissederek gerçek iradesini gizlemesini engellemektir. Çocuk, tamamen tarafsız ve güvenli bir ortamda dinlenir.

Çocuk pedagogla görüşürken ebeveynlerin kendisini doldurduğunu uzmanlar anlar mı?

Evet, adliyelerde görev yapan uzman psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılar bu konuda özel eğitim almış profesyonellerdir. Çocukların mülakat sırasında kullandığı yapay ve yetişkinvari cümleler, beden dilleri, ebeveynlere karşı takındıkları abartılı tutumlar uzmanlar tarafından kolayca analiz edilir. Çocuğun manipüle edildiği (Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu) tespit edilirse, bu durum raporda açıkça belirtilir ve velayet sahibinin aleyhine bir durum oluşturur.

Küçük yaştaki (0 – 6 yaş) çocuklar da mahkemede dinlenir mi?

Hukuki uygulamalarda 0-6 yaş grubu çocukların idrak kabiliyeti henüz tam olarak gelişmediği kabul edildiğinden, bu çocukların bizzat mahkemede veya Adli Görüşme Odasında (AGO) ifadelerinin alınması tercih edilmez. Bu yaş grubunda uzman pedagoglar; çocukla oyun terapisi, gözlem yöntemi veya resim çizdirme gibi pedagojik tekniklerle iletişim kurarak çocuğun ebeveynlerine olan bağlılığını raporlaştırır.

Çocuk mahkemede anne veya babasını suçlayabilir mi?

Evet. Çocuk, uzman eşliğinde gerçekleştirilen görüşmede ev içindeki yaşamını, kendisine nasıl davranıldığını özgürce anlatır. Eğer ebeveynlerinden birinden fiziksel/psikolojik şiddet görüyorsa, ihmal ediliyorsa veya evde huzursuz bir ortam varsa bunu kendi cümleleriyle ifade edebilir. Çocuğun bu beyanları uzman tarafından tutanağa geçirilerek hakime sunulur.

Çocuğun mahkemede dinlenmesi yapılmadan velayet kararı verilirse ne olur?

Eğer dava dosyasındaki ortak çocuk idrak çağındaysa (Yargıtay uygulamalarına göre 8 yaş ve üzerindeyse) ve mahkeme hakimi çocuğu bizzat dinlemeden ya da uzman pedagog raporu aldırmadan velayete hükmetmişse, bu durum açık bir bozma sebebidir. Üst mahkeme (İstinaf veya Yargıtay), çocuğun kendini ilgilendiren bir davada hak hakkının elinden alındığını belirterek yerel mahkemenin kararını usulden bozar.

Çocuk “Ben iki ebeveynimle de kalmak istemiyorum” derse hakim neye karar verir?

Eğer çocuk her iki ebeveynin yanında da mutsuz olduğunu, şiddet gördüğünü veya ihmal edildiğini beyan ederse ve uzman raporları da bunu destekliyorsa; hakim çocuğun üstün yararı gereği velayeti taraflara vermeyebilir. Böyle istisnai durumlarda çocuğun bakımı ve korunması adına vasi tayini yoluna gidilebilir veya çocuk devlet koruması altına alınabilir.

Pedagog çocukla görüştükten sonra mahkemeye ne sunar?

Pedagog, çocukla ve ebeveynlerle yaptığı tüm mülakatları, incelediği ev ortamını ve çocuğun ruhsal durumuna dair analizlerini içeren bilimsel bir rapor hazırlar. Buna Sosyal İnceleme Raporu (SİR) denir. Raporun sonuç kısmında uzman, çocuğun hangi ebeveynin yanında kalmasının onun üstün yararına olacağını gerekçeleriyle yazar. Hakim, bu rapora çok yüksek oranda riayet eder.

Adana’da Velayet ve Çocuk Dinlenme Süreçlerinin Yönetimi

Velayet davalarında müşterek çocuğun mahkeme veya uzman heyet önünde dinlenmesi, davanın seyrini tamamen değiştirebilecek güçte hukuki ve psikolojik bir süreçtir. Çocuğun pedagog incelemesine doğru şekilde hazırlanması, üzerinde bir ebeveyn baskısı varsa bunun hukuki argümanlarla ortaya konulması ve mahkemeye Yargıtay içtihatları ışığında bir savunma sunulması tamamen teknik bir uzmanlık gerektirir. Süreç yönetimi esnasında yapılacak en ufak bir manipülasyon veya usul hatası, haklıyken haksız çıkmanıza ve evladınızın velayet hakkını kaybetmenize yol açabilir. Bu nedenle, çocuğun üstün yararını korurken yasal haklarınızı da eksiksiz savunmak adına tecrübeli bir Adana boşanma avukatı ile çalışmak büyük önem taşır.

Adana adliyelerindeki çocuk teslim mekanizmalarına, Adli Görüşme Odası (AGO) pratiklerine ve uzman pedagog yaklaşım tarzlarına hakim bir isimle yol yürümek, bu yıpratıcı süreci hem siz hem de çocuğunuz için en az hasarla tamamlamanızı sağlar. Haklarınızı korumak ve evladınızın geleceğini güvence altına alacak en doğru savunma stratejisini kurgulamak için alanında uzman bir Adana avukat kadrosundan profesyonel destek alabilirsiniz. Davanın başından sonuna kadar menfaatlerinizi titizlikle savunacak, bölgede birikimiyle öne çıkan bir Adana iyi avukat rehberliğinde profesyonel bir süreç yönetimi gerçekleştirmek en sağlıklı yaklaşımdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir